MASAYI BOŞ BIRAKAN, İŞÇİYİ YALNIZ BIRAKIR

MASAYI BOŞ BIRAKAN, İŞÇİYİ YALNIZ BIRAKIR
Yayınlama: 18.12.2025
Düzenleme: 18.12.2025 17:46
A+
A-

Asgari ücret görüşmeleri, milyonlarca işçinin yaşam koşullarını doğrudan etkileyen en kritik süreçlerden biridir. Bu nedenle işçilerin en büyük konfederasyonunun genel başkanının Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmaması, basit bir tercih değil, ciddi bir temsil sorunudur.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın komisyona katılmama kararının “tepki” olarak sunulması, işçi açısından ikna edici değildir. Daha önce de benzer toplantılara katılım sağlanmadı. Sonuç değişmedi. İşçi yine kaybetti, alım gücü düştü, geçim şartları ağırlaştı.

Bugün tartışılan mesele soyut bir temsil krizi değildir; doğrudan asgari ücrettir. Yani bir evin kirası, bir çocuğun beslenmesi, bir mutfağın ayakta kalıp kalamayacağıdır. Asgari ücret masasında yer almamak, bu yükün ağırlığını görmezden gelmektir. O masa boş kaldığında, boşluk patronla ya da iktidarla değil, işçinin cebinden doldurulmaktadır.

Bu tablo ortadayken şu soru kaçınılmazdır: Masada olunmadan işçi adına ne kazanıldı?

Temsil, sadece açıklama yapmak değildir. Temsil, zor zamanda masada olmaktır. Temsil, gerekirse ses yükseltmek, gerekirse masayı terk etmektir; ama önce masaya oturmaktır. Masaya hiç oturmadan verilen tepkiler, ne patronu ne iktidarı ne de sistemi sarsar. Sadece işçinin umudunu zayıflatır.

Eğer amaç işçinin zarar görmemesiyse, çözüm de yöntem de bellidir. O süreçte yer almak, itirazı orada dile getirmek ve işçinin talebini savunmak gerekir. Katılmamak, mücadele değildir; geri çekilmektir.

Milyonlarca emekçinin hakkını savunduğunu söyleyen bir yapının başındaki isim, bu sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir. Aksi halde eleştiri kaçınılmazdır.

Masadan uzak durarak verilen mesaj, ne süreci etkiler ne de sonucu değiştirir. Değişmeyen tek şey, mağduriyetin büyümesidir. İşçi artık sembolik tavırlar değil, sonuç üreten bir duruş bekliyor..

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.