Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üst düzey yöneticilere oy birliğiyle yüksek zam yapılması, kamu görevlilerinin haklı beklentilerinin yine geri plana itildiğini açık biçimde ortaya koydu. Memur maaşlarına gelince “bütçe yok” denilirken, üst düzey yönetici pozisyonlarına sınırsız kaynak ayrılması, emek kesiminde ciddi bir adalet sorgulaması yaratıyor.
Ekonomik dengelerin bozulmasıyla birlikte kamu çalışanlarının alım gücü büyük ölçüde eridi. Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan memurlar, kapsamlı ve adil bir düzenlemenin artık kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Akademisyenlerden eğitim müfettişlerine, şef ve şube müdürlerinden GİHS, THS ve YHS personeline kadar geniş bir kesim, ücret dengesizliğinin giderilmesini bekliyor.

8’nci Dönem Toplu Sözleşme’de gündeme alınan ek gösterge, ek ödeme, unvan ve skala düzenlemeleri gibi kritik başlıkların görmezden gelinmesi, sendikalar tarafından “büyük bir hata” olarak nitelendiriliyor. Bu hatanın düzeltilmesi için gözler TBMM’ye çevrilmiş durumda.
Memurların yıllardır dile getirdiği talepler ise net:
• Seyyanen zammın emekliliğe yansıtılması
• Öğretmenlerin ek ders mağduriyetinin giderilmesi
• Kalkınmada öncelikli bölgelere ilave tazminat verilmesi
• THS, GİHS ve YHS çalışanlarının mali haklarının iyileştirilmesi
• 3600 ek gösterge ve akademik personel haklarının düzenlenmesi
Eğitim-Bir-Sen, çalışanlar arasında ayrım yaratan uygulamalardan vazgeçilmesini isterken, üst düzey yöneticiler için hazırlanan düzenlemenin tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.
Kamu çalışanlarının ay sonunu getirmekte zorlandığı bir dönemde, adaletli bir ücret politikası artık zaruri hale gelmiş durumda. Beklenti, memur ve emeklilerin tamamını kapsayan, eşitlikçi ve çalışma barışını koruyan bir düzenlemenin en kısa sürede hayata geçirilmesi.