Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın LGBTİ+ ve Onur Haftası etkinliklerine yönelik destek açıklamaları, toplumun aile yapısı, manevi değerleri ve kültürel hassasiyetleriyle çelişen ideolojik bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.
Herkes düşüncesini açıklama hakkına sahiptir. Ancak özgürlük söylemiyle toplumun büyük bölümünün benimsemediği yaşam tarzlarını normalleştirmeye çalışmak, bunları kamusal alanda yaygınlaştırmak ve eleştirileri “özgürlük karşıtlığı” olarak nitelendirmek, demokratik anlayışla bağdaşmamaktadır.
Aile, bu milletin temelidir. Aile kurumunu tartışmaya açan, çocukları ve gençleri doğrudan etkileyen söylemler, toplumsal birlik yerine ayrışmayı derinleştirmektedir.
Toplumun inançlarını, kültürel değerlerini ve hassasiyetlerini yok sayan hiçbir yaklaşım, hak ve özgürlük söylemiyle meşrulaştırılamaz.
LGBTİ+ savunuculuğu üzerinden kurulan siyasi dil, “özgürlük” kavramı arkasına sığınılarak meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Ancak toplumun büyük bölümünün değerleriyle uyuşmayan bir yaklaşımın, özgürlük adı altında sürekli normalize edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Bu noktada sorumluluk yalnızca açıklamayı yapan siyasetçide değil, bu çizgiyi bilinçli şekilde sahiplenen siyasi yapıda da bulunmaktadır.
DEM Parti’nin bu söylem hattı, temsil iddiasında bulunduğu toplumsal kesimlerin değerleriyle ciddi bir kopuş yaşandığını göstermektedir. Bu kopuş, sadece siyasi bir tercih değil, aynı zamanda temsil krizidir.